Rüya Nedir?

Hayatımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirmekteyiz. Bu da ortalama 60 senelik bir ömrün 20 senesi denk gelmektedir. Uyku günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Rüya uyku sırasında kişinin bilinç altında düşüncelerinin özlemlerinin ya da isteklerinin bir film şeridi gibi göz önünden geçtigi varsayılır. İşte bizler bu olguya Rüya adını veriyoruz.

Rüya Görmek

 Biyolojik içeriği, işleyişi ve amaçları henüz tam olarak anlaşılmamış olan rüyalarımız neredeyse insanlığın var oluşundan bu yana bilim adamlarının da, din adamlarının da ilgi alanında yer alıyor. Rüyalar hakkında deneyler, araştırmalar yapılıyor, dini öğretilerde ve kitaplarda açıklamalar aranıyor. İnsanlık tarihi boyunca rüya yorumları ilgi uyandırmış, insanlar bir mesajı olduğuna inandıkları rüyalardan anlamlar çıkarmaya, rüyalar aracılığıyla geleceği kestirmeye çalışmışlar. Fakat ‘rüya nedir?’ sorusu hala yeterli bir cevabı olmayan bir soru, rüyalar insanlar için hala bir gizem oluşturuyor.

Bazı soyut kavramların açıklamaları bilimsel bir zemine oturtularak ifade edilebildiği halde, rüya kavramını bu şekilde açıklamak pek mümkün görünmemektedir. Ancak bunu bilimsel verilerle değil de, dinsel yönden açıklanabildiği de bir başka soyut gerçektir. Bu açıklamaya göre ruh bedenden ayrıldığı zaman, yaşanan olayların tümüne rüya diyebiliriz.

Rüyaların Süresi

Rüyalarda yaşananlar inanılmayacak kadar hızlı gelişir. Bir kaç dakikalık rüya esnasında bile çok uzun sürdüğünü sanılan garip, şaşırtıcı ve çok değişik olaylar birbirlerini izler, bu nedenle rüyada zaman kavramı oluşmaz. Ancak zaman kavramını, uyandıktan sonra beyinin öğretileri ve alışkanlıkları doğrultusunda saptadığımız bir anlar toplamıdır sadece.

Bilimadamlari rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamamışlardır. Bir kısmı rüyaların sadece birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken, diğer bir kısmı da saatlerce devam eden rüyaların olduğu fikrindedir. Bu tartışmalar sırasında Dr. B. Klein adında Amerikali bir bilimadamı bir araştırmaya başlamış ve gönüllü olarak seçtiği kişileri hipnotize ederek uyutmaya başlamıştır ve belli bir süre sonra uyandırıp rüyalarını dinleyerek, bir rüyanın 20 saniyeyi geçmeycek kadar kısa sürdüğünü belirlemiştir. Dr. Klein'ın sürdürdüğü bu araştırmanın sonunda en uzun rüyanın 90 saniyeyi geçirmediği ortaya çıkmıştır.

Rüya Türleri

Birinci tür rüyalar

Zihnen yorgun, devamlı bir konuyla ilgilenen birisi uyudugunda rüyasında karmakarışık şeyler görebilir veya bu insan, ilgilendigi, uğraştığı konuyu da görebilir. Örneğin bazı üniversite öğrencilerinin gündüz çözemedikleri yüksek matematik sorularını rüyalarında çözdükleri çok duyulan bir şeydir.

Bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Örnegin, televizyonda veya başka bir yerde heyecanli bir sinema izleyen kişi rüyasinda aynı şeyleri görebilir. Bu durum sadece etkisinde kalmaktir. Yani gerçek bir rüya degildir.

İkinci tür kabus veya karabasan denilen rüyalar

Bu tür rüyalar genellikle iyi başlar. Uyuyan kimse hoş bir olay ile ilgilendiğini görür ve sonra bu rüya birden korkutucu bir hal almaya başlar. Güzel görüntü değişerek insana dehset verir. Kabusların açıklamasini ruh doktorları ve psikanalistler yapmaktadırlar. Yani bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Kabusları, rüyada bir kez görülen korkutucu sahnelerle karıştırmamak lazım. Karabasan gören insan korkar. Bir ara rüyada olduğunu hissederek uyanmak ister. Bunu başaramaz. Fakat uyandığını sanır ve bu sırada kabus devam eder. Her insan ömründe birkaç kez kabus görebilir. Fakat sık sık karabasan görenlerin bazı olaylar, rahatsizlik vb. yüzünden sinirleri sarsılmış olabilir. Bu kimselerin doktorlarıyla konuşmaları gereklidir.

Üçüncü tür rüyalar

Rüyalar ve anlamları Olduğu gibi günlük yaşamda gerçekleşendir. Böyle rüyalar çok değerlidirler. Genellikle sezgisi güçlü olanlar, medyumlar hemen çikan rüyalar görürler. Örneğin insan rüyasında yıllardır rastlamadıgı ahbabını görebilir. Onunla konuşabilir. Bu rüyadan kısa bir süre sonra o ahbabı karşısına çıkabilir. Buna “Gerçek Rüya” adı verilir. Böyle rüya görenler, dikkatli davranmalıdır. Gördükleri şeyleri iyi değerlendirmelidir.

Dördüncü tür rüyalar

En sık görülen rüya türlerindendir. Yani uyuyan kimse rüyasında türlü şey görür. Sabah uyandığında bunlardan bazılarını hatırlar. İşte bunlar yorumlanabilir rüyalardandır. Rüya tabiri denilen sey, dördüncü tür rüyalar için geçerlidir. Sabah uyandığında akılda kalan rüyalar yorumlamalıdır. Yorum yaparken karamsar olmamalıdır. Her zaman iyiye yorum yapılmalıdır. Bazı rüyalar iyi sayılmazlar. Buna da üzülmemek gerekir. Çünkü rüya, insanin kendisini koruması için gereken bir uyarı da olabilir.

Besinci tür rüyalar

Rüya içinde görülen rüyadır. Genellikle insan rüyasinda gördügü rüyayı da yorumlar. Bu tür rüyalara da çok dikkat etmek gerekir. Çünkü böyle rüyalarda yapılan yorumun gerçekleşme oranı çok yüksek olmaktadır.

Altinci tür rüyalar

Rüyalar içinde en ilginç olanıdır. Bu tekrarlanan rüyadır. İnsan, aynı rüyayı sık sık görür. Örneğin rüyasında daima aynı eve girdigini, aynı sokakta durdugunu, vb. görür. Oysa kendisi ne o evi, nede sokağı bilmektedir. Fakat rüyada o ev, sokak, vb hiçte yabancı değildir. Veya insan devamlı olarak aynı olayı yaşar. Bazi kimseler Hint Felsefesine ve Karma’ya inanmaktadırlar. Karma, insan bedeninin bir çok kez bedenlenmesidir. Yani insan öldükten sonra kısa süre sonra başka bedenle yine dünyaya gelmektedir. Karma’ya inananlar, bu tür rüyalarin insanın eski yaşamıylamı ilgili olduğunu ileri sürmektedir. İnsan sürekli görmüş olduğu evde oturmuş olabilir. Oysa rüya yorumu yapanlar bunu kabul etmemektedir. Böyle yinelenen rüyadaki şeylere dikkat etmek gerekir. Bu sayede insan bir süre sonra neyle karşılasacagını anlayabilir.

Rüyalar ve Uyku

Psikologlar artık bilinçaltının mesajlarina uyku sırasında daha kolay ulaşmaktadır. Uyudugumuz zaman bilincin perdesinin gizlemiş olduğu bir çok şey serbest kalır. Rüyalar benliğin ya da evrenin gizli gerçeklerinden simgeler ya da doğrudan görüntüler halinde bize doğru süzülür. Rüyalarımızın gücünü kullanmaya başlamanın en basit yollarından biri kendimizi uykuya dikkatle hazırlamaktır.

Rüyalar ve rüya yorumu bizi fiziki zihni duygusal ve ruhsal olarak etkiler. Bu nedenle uyku ve rüya hazırlığı bedeni zihni duyguları ruhu kapsar.

Temel olarak iki tip uyku çesidi kabul edilmiştir.

orthodox (rüya görülmeyen) ve paradoxical (rüya görülen). Günümüzde kabaca iki ayrı uyku durumu tanımlanıyor: “ Ağır uyku” kıpırdamaksızın sakin uyuyan insanın durumudur. “Aykırı uyku” evresi ise ağır uyku evreleri arasında ortaya çıkar ve on Dakika kadar sürer.

İslamda  Rüya

Rüya, "Allah Teâlâ'nın melek vasıtasıyla hakikat veya kinaye olarak kulun şuurunda uyandırdığı enfusî idrakler ve vicdanî duygular veya şeytanî telkinlerden meydana gelen karışık hayallerden ibarettir" şeklinde de tarif edilmiştir.

Allah (c.c) uyanık insanın kalbinde, bir takım itikatlar yarattığı gibi, uyuyan insanın kalbinde de bazı itikatlar yaratır. Allah uyuyan insanın kalbinde yarattığı itikadları başka zamanlarda yarattığı bir takım şeylerin belirtisi ve aynası haline sokar. Rüyada görülen durum, bazan aynası olduğu işe aykırı olur. Uyanık kişinin kalbinde yaratılan itikad ve kanaat, bazı olayların aynası görünümünde olmasına rağmen bunun tersi çıkabilir. Meselâ bulut yağmurun belirtisidir. Allah (c.c) bulutu yağmurun alameti olarak yaratmıştır. Ama bazen bulut olmasına rağmen yağmur yağmayabilir. Aynı şekilde, uyku halindeki insanın kalbinde yarattığı itikadı ve inancı, bir hadisenin belirtisi olarak yaratmıştır. Fakat bazan yağmur yağmadığı gibi o olay da olmayabilir. Uyku halindeki insanın kalbinde söz konusu itikad bazen meleğin huzurunda oluşur. Bu takdirde sevindirici rüya görülür. Bazen de şeytanın hazır bulunduğu bir zamanda oluşur. Bu takdirde üzüntülü ve zararlı rüya görülür. Rüyanın mahiyeti hakkında en üstün bilgi Allah katındadır.

Rüya tabiri, hem Kur'ân’da hem de hadislerle örneklerle anlatılmıştır. Dolayısıyla rüya tabiri için Kur'ân ve Hadislerde bir engel yoktur. Kur'ân-ı Kerim’de Hz. İbrahim, Hz. Yusuf, Hz. Muhammed (as), Peygamberlerin rüyaları ile Mısır meliki ve zindana atılan iki gencin rüya ve yorumları anlatılmaktadır.

Hadislerde sahabenin görüp Hz. Peygamber (sav)’in yorumladığı rüyalarda anlatılmıştır. Peygamberlerin rüyaları dışında hiçbir rüya, bağlayıcı değildir. Kişi, rüya yolu ile bazı doğruları öğrenebilir. Bu rüya ile ister amel eder, isterse amel etmez. Bu kişinin kendisini ilgilendirir. İslam inanç sistemine göre rüya ile sosyal hayat tanzim edilmez.