İslâm ve Rüya

Rüya, "Allah Teâlâ'nın melek vasıtasıyla hakikat veya kinaye olarak kulun şuurunda uyandırdığı enfusî idrakler ve vicdanî duygular veya şeytanî telkinlerden meydana gelen karışık hayallerden ibarettir" şeklinde de tarif edilmiştir.

Rüya tabirleri İslami açıdan hem Kur’ân’da hem de Hadislerde örneklerle anlatılmıştır. Dolayısıyla Kur’ân ve Hadislerde bir engel yoktur.

Kur’ân-ı Kerim’de Hz. İbrahim, Hz. Yusuf, Hz. Muhammed (as), Peygamberlerin rüyaları ile Mısır meliki ve zindana atılan iki gencin islami rüya yorumları anlatılmaktadır.
Hadislerde sahabenin görüp Hz. Peygamber (sav)’in yorumladığı rüyalarda anlatılmıştır. Peygamberlerin rüyaları dışında hiçbir rüya bağlayıcı değildir. Kişi, rüya yolu ile bazı doğruları öğrenebilir. Bu rüya ile ister amel eder, isterse amel etmez. Bu kişinin kendisini ilgilendirir. İslam inanç sistemine göre rüya ile sosyal hayat tanzim edilmez.

Allah (c.c) uyanık insanın kalbinde, bir takım itikatlar yarattığı gibi, uyuyan insanın kalbinde de bazı itikatlar yaratır. Allah uyuyan insanın kalbinde yarattığı itikadları başka zamanlarda yarattığı bir takım şeylerin belirtisi ve aynası haline sokar. Rüyada görülen durum, bazan aynası olduğu işe aykırı olur. Uyanık kişinin kalbinde yaratılan itikad ve kanaat, bazı olayların aynası görünümünde olmasına rağmen bunun tersi çıkabilir. Meselâ bulut yağmurun belirtisidir. Allah (c.c) bulutu yağmurun alameti olarak yaratmıştır. Ama bazen bulut olmasına rağmen yağmur yağmayabilir. Aynı şekilde, uyku halindeki insanın kalbinde yarattığı itikadı ve inancı, bir hadisenin belirtisi olarak yaratmıştır. Fakat bazan yağmur yağmadığı gibi o olay da olmayabilir. Uyku halindeki insanın kalbinde söz konusu itikad bazen meleğin huzurunda oluşur. Bu takdirde sevindirici rüya görülür. Bazen de şeytanın hazır bulunduğu bir zamanda oluşur. Bu takdirde üzüntülü ve zararlı rüya görülür. Rüyanın mahiyeti hakkında en üstün bilgi Allah katındadır.

Rüya tabiri, hem Kur'ân’da hem de hadislerle örneklerle anlatılmıştır. Dolayısıyla rüya tabiri için Kur'ân ve Hadislerde bir engel yoktur. Kur'ân-ı Kerim’de Hz. İbrahim, Hz. Yusuf, Hz. Muhammed (as), Peygamberlerin rüyaları ile Mısır meliki ve zindana atılan iki gencin rüya ve yorumları anlatılmaktadır.

Hadislerde sahabenin görüp Hz. Peygamber (sav)’in yorumladığı rüyalarda anlatılmıştır. Peygamberlerin rüyaları dışında hiçbir rüya, bağlayıcı değildir. Kişi, rüya yolu ile bazı doğruları öğrenebilir. Bu rüya ile ister amel eder, isterse amel etmez. Bu kişinin kendisini ilgilendirir. İslam inanç sistemine göre rüya ile sosyal hayat tanzim edilmez.

İslâm'a Göre Rüya Çeşitleri

1. Salih rüya,

Vaki olacak olan şeyleri vukuundan evvel, fıtrî istidad ile idrak etmekten ibarettir. Peygamber (sav) bununla ilgili şöyle buyurur:

"Müminlerin rüyası nübüvvetin kırk altı bölümünden bir bölümdür."

2. Şeytanî rüya,

Şeytanın insanı korkutup üzüntüden üzüntüye sevk etmek için, uyku halinde insanın kalbine verdiği vesveseden ibarettir. Peygamber (sav) şöyle buyurur:

"Sizden biriniz sevdiği bir rüya görürse o Allah'tandır. Bunun için Allah'a hamd edip rüyasını söylesin. Hoşuna gitmediği bir rüya görürse o şeytandandır. Şerrinden Allah'a sığınsın ve onu kimseye de açmasın. Yoksa kendisine zarar verecektir."

3. İnsanın içinde yaşadığı olaylardan doğan rüya.

İnsan bir şeyle meşgul olup onunla fazlasıyla ilgilendiği için hakkında rüya görür. Peygamber (sav) bir hadiste şöyle buyurur:

"Rüya üçdür. Allah tarafından olup müjde veren salih rüya, üzüntü verip şeytandan gelen rüya ve insanın kendi kendine bir şeyler söyleyip tasavvur ettiğinden meydana gelen rüya."

Dualar

Yatsı namazından sonra dört rekat namaz kılıp, her rekatında Fatiha'dan sonra birer def'a (Duha, İnşirah, Kadr ve Zilzal) sûrelerini okursa, ondan sonra yüz kere Allah'a istiğfarda bulunsa, yüz kere Peygambere salâvat getirse ve yüz kere de (Lâ havle vela kuvvete illâ billâhil aliyyil-azîm) derse rüyasında Hz. Peygamber (S.A.V.)'i inşaallah görür.